+90 (342) 518 16 90 [email protected] ул. Джумхуриет (Cumhuriyet Cad.), трасса E-90, Низип / Газиантеп
NİZİP TBТоварная биржа

Barış Pınarı Harekatına Oda,borsa ve STK'lardan Tam Destek

16 Ekim 2019 Çarşamba 4 fotoğraf
Barış Pınarı Harekatına Oda,borsa ve STK'lardan Tam Destek

9 Ekim'de başlayan “Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin Gaziantep oda, borsa ve STK'lari ortak basın toplantısı ile tam destek verdi.

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ’NE BAĞLI GAZİANTEP ODA VE BORSALARI İLE,

GAİB,                                                           (Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri)

HAK-İŞ SENDİKASI,                                (HAK İşçi Sendikaları Konfederasyonu)

MEMUR-SEN,                                            (Memur Sendikaları Konfederasyonu)

KAMUSEN,                                                (Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu)

TESK                                                           (Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu)

TİSK,                                                           (Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu)

TÜRK SAĞLIK SEN,                                (Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmetleri Kamu Görevlileri Sendikasi)

TÜRKİYE ZİRAAT ODALARI BİRLİĞİ,                                                 

TEMSİLİCLERİ OLARAK; BUGÜN BURADAYIZ.

81 İl’de aynı anda tüm Odalar ve Borsalarla birlikte bu açiklamayi yaparak, sizler aracılığıyla hem ülkemiz, hem de dünya kamuoyuna sesleniyoruz. 

Türkiye, 9 Ekim 2019’da Suriye siniri üzerinde “Barış Pınarı” adı verilen sınır ötesi harekât baslatmistir.

Amaç, hem ülkemiz sinirlarinin güvenligini sağlamak, hem de ülkemiz ve bölge ülkeleri için tehdit oluşturan terör koridorunu ortadan kaldirmaktir.

Bu bölgeyi PKK/PYD/YPG ve DEAS gibi terör örgütlerinden temizleyerek, Suriye halkini teröristlerin baski ve zulmünden kurtarmak, bölgede huzur, güven ve barış ortamini yeniden tesis etmektir.

Bizler devletimizin aldığı bu kararin arkasindayiz ve destekliyoruz.

Zira Türkiye, uluslararası kurallardan doğan hakkını kullanmistir.

Barış Pınarı Harekâti, evrensel hukuk ve Birleşmiş Milletler Güvelik Konseyi terörle mücadele kararlari ile BM Sözleşmesi’nde yer alan mesru müdafaa hakki çerçevesinde başlatılmıştır.

Suriye’nin toprak bütünlügüne, egemenligine ve siyasi birliğine saygı gösterilmektedir.

Dolayısıyla bu harekât, mesrudur ve uluslararası hukuka uygundur.

Ülkemiz özellikle Fırat’in dogusunda sinirin ötesinde konuslu terör örgütü unsurlarinca, son iki yılda yüzün üzerinde taciz ve hasmane eyleme maruz kalmistir.

Bu terör örgütleri, Suriye içinde ve Suriyelilere yönelik de saldirilar düzenlemektedir.

Suriye’deki yerel halkin da terör örgütlerinin giderek artan insan hakki ihlalleri, göçe zorlanma, taciz ve zulmüne karşı sikâyetleri ve tepkileri sürekli artmaktadir.

Herkes artık sunu çok iyi görmelidir ki; masum insanları katleden ve ülkemizin güvenligine de açık tehdit oluşturan terör gruplarina sessiz kalmamiz beklenemez.

Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtiyla baslayip devam eden tüm bu operasyonlariyla Türkiye, terör örgütlerine ve destekçilerine gereken cevabi en güçlü şekilde vermektedir.

Aynı zamanda da sivillerin ve masumlarin korunmasina azami dikkat gösterilmektedir.

Zaten bunu hem Fırat Kalkanı hem de Zeytin Dalı harekâtlarinda da gösterdik.

Önceden terörün hâkim olduğu bölgede hayat normale döndü, barış ve huzur geldi.

Yurtlarini terk etmek zorunda kalmis Suriyelilerin geri dönüsüne de zemin hazırlamış olduk.

Türkiye’nin elinden gelen tüm imkânlarini bu bölgeler için nasıl seferber ettiğini de tüm dünya kamuoyu gördü.

Çünkü biz inanıyoruz ki, gönül dünyasini ve insanları imar edemeyenler, yeryüzünü imar edemezler.

Bizler Türkiye olarak yikmaktan, yakmaktan yana hiç olmadik, olmayacagiz.

Bizim tarafimiz huzurdur, baristir, kardesliktir.

Türkiye’nin terörle mücadeleye dönük çabalari, etnik ve dini temizlik de dâhil olmak üzere, insanlığa karşı islenen suç niteligindeki PKK/PYD/YPG ve DEAS eylemleri nedeniyle yerlerinden edilmiş Suriyelilerin geri dönüslerinin önünü açacak, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğinin korunmasina da katkıda bulunacaktir.

Bu nedenle Türkiye’nin başlattığı her harekât, Suriyeli göçmenler, mazlum ve magdur durumdaki yerel halk tarafından desteklenmektedir.

Tüm bu gerçekler isiginda, uluslararası camiayi, teröre karşı ortak durus sergileme ve evrensel insan haklarini bu bölgede hâkim kilma yönünde niyetlerini açık bir şekilde göstererek, ülkemize destek vermeye davet ediyoruz.

Son olarak, sunu da herkesin bilmesini istiyoruz.

Türkiye ve Türkiye ekonomisine yöneltilen tehditlere Türk milleti, iş dünyası ve sivil toplumu, bir ve beraber olarak en güzel cevabi verecektir.

Bu tehditler karşısında bu vatanin her bir ferdi, Türkiye’nin geleceği için daha çok çalisacak, daha çok üretecektir.

Gün sessiz kalma değil, milli birlik ruhuyla, bir ve beraber olarak ses verme günüdür.

Öte yandan bütün vatandaslarimizi, özellikle sosyal medyadaki bilgi kirliligi ve provokasyonlara karşı dikkatli olmaya çagiriyoruz.

Bu bölgede yasayanlar bizim komsumuzdur, kardesimizdir.

Aynı medeniyetin, aynı kültürün, aynı inancin mensupları olan bizler arasındaki kardeşlik ve komsuluk hukukunu kimse yok edemez.

Aramiza kimse fitne ve fesat sokamaz, bizi birbirimize düşman edemez.

Türkiye’nin iş dünyası olarak dualarimizla ve bütün gönlümüzle devletimizin ve kahraman askerlerimizin yanindayiz.

Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bölgedeki terör unsurlarini yok edecegine ve terör örgütlerini hezimete ugratacagina olan inancımız tamdir.

Tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz, mekânlari cennet olsun.

Yaralilarimiza acil şifalar temenni ediyoruz.

Cenab-i Hak Mehmetçigimizi korusun, Ordumuzu muzaffer kilsin. Yar ve yardımcımız olsun.