+90 (342) 518 16 90 [email protected] Cumhuriyet Cad., on the E-90 Highway, Nizip / Gaziantep
NİZİP TBCommodity Exchange

Ekonomi Şurası'nda İş Dünyasından İstihdama Destek Sözü

8 Şubat 2017 Çarşamba 3 fotoğraf
Ekonomi Şurası'nda İş Dünyasından İstihdama Destek Sözü

TOBB’un organize ettiği Türkiye Ekonomi Şurası, M. Rıfat Hisarcıklıoğlu’un ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, Başbakan Yardimcilari Numan Kurtulmus, Mehmet Şimşek ve Nurettin Canikli, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoglu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan ile Maliye Bakanı Naci Agbal'in katılımıyla TOBB İkiz Kuleler'de gerçekleştirildi.

Hisarcıklıoğlu burada yaptığı konuşmada, PKK ve DAES gibi terör örgütlerinden sonra FETÖ'nün "hain" darbe girişiminin de ülkeye pek çok sıkıntı yasattigini dile getirirken,  "Cumhurbaşkanımızın liderliginde ve milletimizin basiretli durusuyla bunların hepsini asacak güce ve azme sahip olduğumuzu gösterdik." diye konuştu.

Artık 2017'ye baktiklarina dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, yaşanan tüm çalkantilara rağmen özel sektörün son bir yılda 155 milyar liralik makine ve teçhizat yatirimi yaptigini, 141 milyar dolarlık mal ihracatı gerçeklestirdigini, turizm, denizcilik ve müteahhitlik sektörlerinde 38 milyar dolarlık döviz geliri elde edildigini kaydetti.

 "Vergi indirimleri isabetli bir adım oldu"

Yaşanan olumlu gelismelere rağmen sıkıntılar da bulundugunun altını çizen Hisarcıklıoğlu, söyle devam etti:

"Türkiye ekonomisinin yüzde 80'i iç tüketimden kaynaklaniyor. Dünya ekonomisi ve küresel ticaret uzun bir süredir yavaslamis durumda. Böyle bir ortamda iç piyasamizi canlı tutmak daha önemli hale geldi. Unutmayalim ki ekonomi bilesik kaplar gibidir. İstihdam için üretim, üretim için de iç tüketim sart. İleride daha büyük atılımlar yapabilmek için bugün eldekini muhafaza etme zamanidir. Şimdi iç piyasayi canlı tutma zamanidir. Hükümetimizin beyaz esya, mobilya ve konut sektörlerindeki vergi indirimleri bu açıdan isabetli bir adım olmuştur."

Hisarcıklıoğlu, döviz kurlarinda yaşanan hızlı yükselmenin firmalarda ve piyasada sikintilara neden olduğunun altını çizerek, "Kredi faizlerinin makul seviyelere inmesi beklenirken Merkez Bankasinin likiditeyi kismasi ve faizleri yükseltmesi üzerimizdeki yükü de artirdi." degerlendirmesinde bulundu.

İçeride ve disarida zorluklar yaşandığı bir dönemde özel sektör olarak devleti yanlarinda görmek istediklerini belirten Hisarcıklıoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'in suraya katiliminin bürokrasinin çarklarini isletmek ve özel sektörün sürdürdügü mücadelenin önemini göstermek açısından önemli olduğunu vurguladi.

Ekonomiye odaklanilmasi ve reform atesinin yeniden canlandirilmasi gerektiğini dile getiren Hisarcıklıoğlu, "Yapisal reformlara ve küresel rekabette bizi öne çikaracak yeni adimlara ihtiyacimiz var. Zira önce Brexit sonra yeni ABD Baskaniyla birlikte dünyada ticaret yatırım ve fon akisi yavasliyor. Disarisi kötülesirken içeride saflari siklastirmaliyiz. Reform atesi parlasin ki masa basindan ahkam kesen reyting şirketleri de mahcup olsun utansinlar." diye konuştu.

"En az artı bir istihdam"

Son dönemde Hükümetin istihdamı, ticareti ve sanayiyi destekleme yönünde yeni adımlar attigini hatırlatan Hisarcıklıoğlu, bu kapsamda vergisini düzenli ödeyenlere yönelik vergi indiriminin de gündemde olduğunu ifade etti.

İş dünyasının moralini ve sevkini artiran tüm bu desteklerin ekonomiye ve yatırımlara yeniden ivme kazandiracagina inandiginin altını çizen Hisarcıklıoğlu, bu anlamda TOBB olarak son dönemde yaptiklari çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Türkiye'nin 15 Temmuz'daki darbe girişimi sonrasında nasıl milli bir mücadeleye giristiyse özel sektörün de 2017'de istihdam yarisi yapmasi gerektiğini belirten Hisarcıklıoğlu, özel sektör temsilcilerine "Türkiye'nin geleceğine en az artı bir istihdam saglamalari" çagrisinda bulundu.

- Güven ve istikrar vurgusu

Türkiye'nin son yıllarda elde ettiği tüm kazanimlarin temelinde güven ve istikrar yattigini anlatan Hisarcıklıoğlu, güven ve istikrar olmadiginda nasıl krizler yasandiginin görüldügünü söyledi.

İş dünyası olarak güven ve istikrarin kiymetini iyi bildiklerini dile getiren Hisarcıklıoğlu, "15 Temmuz'da gücünü sandiktan, yetkisini milletten almayan bir idareyi kabul etmeyecegimizi gösterdik. İstikrara ve demokrasiye sahip çiktik. Önümüzdeki yeni dönemde de bu güveni ve istikrari muhafaza etmeliyiz. Sandığa güven ve istikrar için gitmeliyiz. Bizlere düşen görev de Türkiye'yi yeniden geleceğe bakan coskulu bir ülke haline getirmektir." ifadesini kullandı.

Hisarcıklıoğlu, terör örgütlerini kullanarak saldiran odaklarin Türkiye ekonomisini zor duruma düsürmek istediklerine de işaret ederek, sözlerini söyle tamamladı:

"Buradan çok açık söylüyorum. Ne yaparsaniz yapin, nasıl saldirirsaniz saldirin asla basaramayacaksiniz. Biz bir oldukça, el ele omuz omuza verdikçe bizi yenemeyeceksiniz. Siz her saldirdiginizda Türk iş dünyası olarak ülkemizin geleceği için daha çok çalisacak ve üretecegiz. Devletimizin yanında milletimizin emrinde olacağız."

- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise konusmasinda, "Yasadiklarimiz ve ortaya çıkan hakikatler bize, FETÖ, DEAS, PKK gibi terör örgütlerinin basini tamamen ezmeden güvenle ve tam kapasiteyle yolumuza devam etmekte zorlanacagimizi gösteriyor." ded

Erdoğan, TOBB İkiz Kuleler'deki Türkiye Ekonomi Şurası'nda yaptığı konusmaya, toplantının hayırlı olması temennisini ileterek başladı.

Ekonomiyle ilgili her adimi istisareyle attiklarini ifade eden Erdoğan, yine böyle bir istişare için bugün bir araya geldiklerini belirtti. Degerler sistemlerinde istisarenin çok farklı yeri olduğunu, istisareyle yollarina devam ettiklerini bildiren Erdoğan, iş adamlarının ülkeye, sehirlere, sektörlere ilişkin görüslerinin daima kıymetli olduğunu söyledi.

Erdoğan, Türkiye'nin son 14 yılda 3 kat büyümeside, yapılan istisarelerin büyük katkisi bulundugunu vurgulayarak, bugün ve bundan sonra yapılacak iş birliğinin 2023 hedefleri dogrultusundaki yürüyüsü hizlandiracaginin altını çizdi.

İş dünyasının, TOBB çatısı altında temsil edilen kuruluslarin, FETÖ'nün darbe girişimi sırasında gösterdikleri sağlam durus dolayısıyla takdiri hak ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Sizlerden FETÖ ihanet çetesinin ülkemizin her yerinden olduğu gibi iş dünyasindan da temizlenmesi hususunda daha fazla hassasiyet göstermenizi özellikle milletim adına bekliyorum. Yasadiklarimiz ve ortaya çıkan hakikatler bize, Türkiye'nin FETÖ, DEAS, PKK gibi terör örgütlerinin basini tamamen ezmeden güvenle ve tam kapasiteyle yoluna devam etmekte zorlanacagimizi gösteriyor. Bu bakimdan sadece kendiniz için değil ülkeniz, milletiniz, özellikle de gelecek nesiller için yürütülen mücadeleye destek vermeniz sarttir. Ülkemizin ve milletimizin müreffeh, huzurlu, güçlü geleceği için bugüne kadar yaptiklariniz için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Artık su gerçegi 80 milyon vatandasimizin tamaminin gördügüne inanıyorum, Türkiye sinirlari içinde ve dışında yaşanan gelişmeler sebebiyle tarihinin en kritik mücadelelerinden birini veriyor."

Buna "yeni istiklal mücadelesi" dediklerini aktaran Erdoğan, "Çünkü bugün yasadiklarimizi ancak Çanakkale ve Kurtuluş Savasimizla mukayese edebiliriz. Sinirlarimizdan ekonomimize, huzurumuzdan refahimiza kadar her alanda yoğun saldırı altindayiz." ifadesini kullandı.

- "Ekonomik terör"

Türkiye'nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika ile iliskisini fiilen kesmeye yönelik Suriye ve Irak'ta bir terör koridorunun inşa edilmeye çalisildigina dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, söyle konuştu:

"Bunun için tüm terör örgütleri kullaniliyor, gizli veya açık destekleniyor. Aynı terör örgütleri malum merkezlerden aldiklari güçle ülkemizde de eyleme yönlendiriliyor. Bölücü terör örgütünün 6-7 Ekim olaylarinda, çukur eylemlerinde ortaya koyduğu strateji kendi akli da değildir, kendi imkanlarinin ürünü de değildir. Yine DEAS'in ülkemizde yaptığı veya yapmaya çalistigi eylemlerin de akilla, mantikla izah edilebilecek bir tarafi yoktur. Türkiye'nin yakın tarihte gördügü en büyük ihanet olan 15 Temmuz darbe girişiminin ardından, 'çalışma arkadaslarimizin hepsi hapiste', bu tür serzeniste bulunanlarin niyetleri de gayet açiktir. Ülkemizin güvenliginden öte istiklalini ve istikbalini hedef alan bu saldirilarin tamami da ekonomi ayagiyla birlikte yürütülmüstür."

Buna "ekonomik terör" ve "ekonomik terörün aktörleri" dedigini belirten Erdoğan, bunların iyi bilinmesi gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ne zaman Türkiye güvenlik sorunlariyla karsilassa hemen ekonomiyi durdurmayla ilgili çagrilar, döviz ve faiz manipülasyonlari ve üreticileri ürkütmeye yönelik taktiklerin beraberinde zuhur ettigine işaret ederek, "Sadece içeride değil aynı zamanda disarida zuhur ediyor. Kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye ile ilgili attiklari adimin altında ne yatiyor zannediyoruz? Orada da yatan kesinlikle bir ekonomik terörle, bu terörü estirmek suretiyle acaba biz Türkiye'yi nasıl ürkütürüz, bunun gayreti içerisine girdiler." degerlendirmesinde bulundu.

- "Birileri sirf kaptani sevmedikleri için ..."

Bu kesimlerin istedikleri neticeleri alamadigini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"İddiayla söylüyorum, alamayacaklar. Dünyadaki kredi derecelendirme kuruluşlarının iradesi bu toplulugun iradesinin üzerinde değildir, olamayacaktir. Yeter ki biz dik duralim, sağlam duralim. Su değerlendirme kuruluşu, bu derecelendirme kuruluşu, bu milletin girisimcisinin kaderini belirleyemez. Bu kaderi siz belirleyeceksiniz. Bu kaderin üzerinde de bir kader vardır, biz buna da inaniriz. Bazı çevrelerin de sirf kendi siyasi çikarlari ugruna maalesef bu koroya katildiklarini görüyoruz. Hepimizin aynı gemide bulundugunun farkinda olmayan birileri sirf kaptani sevmedikleri için geminin dibini delmeye, diregini de devirmeye çalisanlara destek veriyor."

Milletin tüm oyunlari gördügünü ifade eden Erdoğan, "Onun için ben 'Rabia' diyorum. Ne var bu Rabia'da? Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet vardır. Biz bunun etrafinda bütünlestik ve böyle yürüyoruz." diye konuştu.

-Başbakan Binali Yıldırım

Başbakan Binali Yıldırım da, TOBB üyelerine hitaben, "Her bir üye bir kisiyi istihdam etse 1,5 milyon yeni iş alani, yeni as anlamina geliyor. İşte bugün burada Cumhurbaşkanımız da ifade etti, en az bir. Bu sayiyi artirdigimiz zaman iki olunca 3 milyondan bahsediyoruz. Siz ekonomiyi büyütmek için, insanlarimiza yeni iş alani olusturmak için bir adım attiginizda biz de iki adım atacagiz. Bu yükü sadece size tasitmayacagiz." dedi.

Suranin özellikle 2017'nin ilk günlerinde yapilmasinin ekonomi açısından çok önemli olduğunu ifade eden Yıldırım, ülkenin her bir kösesinden oda ve borsa temsilcilerinin gelmesiyle ekonominin nabzinin Ankara'da attigini belirtti.

Yıldırım, Türkiye ekonomisinin, son 15 yılda büyümesiyle adeta bir destan yazdigini, 2016'nin son aylarinda dünyadaki belirsizlikle beraber yaşanan kurdaki dalgalanmayla yine bazı çevreler ve dış ekonomik lobilerin Türkiye ekonomisi üzerinde bir takim oyunlar oynamak için harekete geçtiklerini söyledi.

Değerlendirme kuruluşlarının ekonomiyi degerlendirmekten ziyade Türkiye'deki istikrar ve güveni sekteye ugratmak, ülkenin gelismesini geciktirmek için her türlü gayreti gösterdiklerini vurgulayan Yıldırım, söyle devam etti:

"Biz ekonomimize, milletimize, iş adamlarimiza güveniyoruz ve bugüne kadar bu oyunlari nasıl bosa çikardiysak son zamanlarda sahnelenen bu oyunu da bosa çikaracagiz. 2017 bazilarinin sürekli olarak karamsarlik pompaladigi bir yıl olmayacak, aksine Türk ekonomisinin tekrar saha kalkacagi bir yıl olacaktır Sayın Cumhurbaskanim. Bugün bir sorumluluk almak üzere bu salondasiniz. Cumhurbaşkanımızın geçmiş yillardan beri söyledigi bir şey var. TOBB, iş camiamizin en büyük çatı örgütü. Dolayısıyla bünyesinde 1,5 milyon üye var. Her bir üye bir kisiyi istihdam etse 1,5 milyon yeni iş alani, yeni as anlamina geliyor. İşte bugün burada Cumhurbaşkanımız da ifade etti, en az bir. Bu sayiyi artirdigimiz zaman iki olunca 3 milyondan bahsediyoruz. Siz ekonomiyi büyütmek için insanlarimiza yeni iş alani olusturmak için bir adım attiginizda biz de iki adım atacagiz. Bu yükü sadece size tasitmayacagiz."

Başbakan Yıldırım, planlanan 1,5 milyon çalışan için 1 yılda 12 milyar liralik kaynağı hükümet olarak karsiladiklarini aktardı.

Çalışanların iş başı egitimini karsilayacaklarini ve eğitim süresince 500 bin çalisanin maasini vereceklerine işaret eden Yıldırım, 1,5 milyona kadar olan bütün çalışanların sigorta primi ve vergilerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Maliye Bakanliginca karsilanacagini bildirdi.

Yıldırım, çalışmaların bunlarla sınırlı olmadığını, mesleki eğitim programı için istihdam alani olusturduklarini, bütün bunlarla en az 2 milyon vatandasa yeni iş imkânı açilacagini belirterek, şunları ifade etti:

"(Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hitaben) Sizin uzun zamandan beri TOBB'a yaptiginiz çağrı bugün karsilik buldu. Bu hayırlı programı burada sizin riyasetinizde başlatmış oluyoruz. Ülkemiz için ve bu istihdamdan yararlanacaklar için güzel bir iş oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”