+90 (342) 518 16 90 [email protected] شارع جمهوريت، على الطريق السريع E-90، نيزيب / غازي عنتاب
NİZİP TBبورصة السلع

Buğday Üretiminde 2014 Yılına Bakis

8 Temmuz 2014 Ulusal 3 dk okuma
Buğday Üretiminde 2014 Yılına Bakis

Geçen yıl 22 milyon tonla rekor üretime ulaşan bugdayin bu yıl 17.3 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Ulusal Hububat Konseyi’nin hazırladığı rapora göre, İç Anadolu, Akdeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri kurakliktan en fazla etkilenen bölgeler oldu. Raporda tarımsal kurakligin yüzde 25- 30’luk üretim düsüsüne neden olduğu ifade edilmektedir. Raporda, “Türkiye’de uzun yillar ortalamasi 20 milyon ton olan buğday üretiminin, 17 milyon 348 bin ton olacagi tahmin edilmektedir” denildi.

Ulusal Hububat Konseyi Raporu’na göre ülke genelinde Ekim 2013-30 Nisan 2014 arasındaki dönemde siddeti bölgelere göre degismekle birlikte meteorolojik kuraklik yaşandığı, İç Anadolu, Akdeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde meteorolojik kuraklik yanında kislik hububat için tarımsal kurakligin da olustugu, bu alanlarda kuraklik yanında soguk zarari da dikkat çekici boyutta oldu. Karadeniz Bölgesi ve Ege Bölgesi’nin iç geçit kisimlarinda tarımsal kuraklik görüldü.

Bundan 10 yıl önce 9 milyon hektar olan buğday ekim alaninin, giderek azaldigi ve 7.7 milyon hektar civarina düstügü raporda özetle su görüslere yer verildi:” Buna rağmen gerek yeni çesitlerin islahi gerekse yetistirme tekniklerindeki gelişmeler, ekim nöbeti ilkelerine uyulmasi ve benzeri nedenler ile birim alanda verim giderek arttigi için, üretim düsüsü yerine artislar görülmüstür. Ancak gelinen noktada nüfus artışı, göçmen nüfus, artan turist sayısı, disariya yapılan yardımlar ve çevremizde yasananlardan dolayı üretimden düşen ve Türkiye’den gelecek gidalarla beslenmek durumunda olanlar komsu ülkelerin insanlar ile tüketim öngörülenin çok üzerinde gerçeklesmektedir. Bu nedenle buğday ekim alanlarında sınır degerlere ulasilmis olup, bunun altına düşen ekim alanlari kurak yıllarda üretim yetersizligi sorununun beraberinde getirmektedir.

Bugdaya yapılan desteklerin bölgesel farkliliklar da göz önünde bulundurularak artırılması gerektigine dikkat çekilen raporda, “Örnegin Orta Anadolu’da dekara 250 kilo verim düzeyi ile, bugdaya yapılan destek dekar başına 33,1 liradir. Mazot desteginin dekara 4.6 liradan 7 liraya, fark ödemesi desteginin kilo başına 5 kurustan 8 kurusa çikarilmasi halinde dekar başına destek 43 liraya yükselecektir. Bu önemli bir destek olarak degerlendirilmektedir. Diğer bölgelerde ise verim düzeyleri dikkate alınarak bir düzenleme yapilmalidir” görüsüne yer verildi.

Raporda kurakligin yem sektörünü de olumsuz etkileyecegine vurgu yapıldı. Genel olarak kurakligin siddetli olduğu bölgelerde olmak üzere tüm ülke genelinde boy kisaligi dikkate alınarak kuraklik durumunun devami halinde ülke genelinde önemli bir sap-saman sikintisi olmaması için simdiden alternatif yem kaynaklarinin programlanmasi önerilen raporda söyle denildi: “ Uygun bölgelerde; silajlik mısır, sorgum, sudan otu melezi, fig, yem bezelyesi gibi bitkilerin silaj ve balya amaçli ikinci ürün olarak ekilmeleri yönünde projeler üretilmesi, uygun olan tüm bitkilerin aniz ve hasat artiklarinin azami düzeyde balya, saman olarak degerlendirilmesi yönünde çalisilmasi gerekmektedir.

Türkiye’nin 2013 yılı buğday üretiminin rekor düzeyde, 22 milyon ton olarak gerçeklestigi ancak buna rağmen buğday fiyatinin arttigi hatirlatilarak geleceğe ilişkin su değerlendirme yapıldı: “Bu rekor üretime rağmen dünyadaki trendin aksine bugdayda fiyat artisinin gerçeklesmesi 75 milyonu dikkate alan bir hesabinin yanlisligini ortaya çikarmaktadir. Ülke nüfusu ile kayıtlı, kayitsiz göçmenlerin sayısı, turist sayısı ve iç savaş ve başka nedenlerle üretimden düşen çevremizdeki ülkelerde bugdaya ihtiyaç duyanlarin sayısı, yardimlarin yapilanlarin sayısı belirlenerek üretim hedefinde dikkate alınması doğru olacaktır. Bu durumda üretimin muhtemelen 85-90 milyona göre planlanmasi gerekecektir.” Raporda ayrıca, nadas alanlarindan yararlanmanin yollarinin açilmasi için; doğrudan ekim, dikey toprak işleme, dip kazan çekimi gibi islemlerin devreye sokularak bu alanlarda su ihtiyacı düşük; aspir, macar figi, kislik yem bezelyesi, mercimek, nohut gibi bitkilerin yetistirilmesini sağlayacak projeli çalışmaların baslatilmasinin hayati önem tasidigina da vurgu yapıldı.

Kisaca hububat üretiminde geleceğe yönelik çeşitli tedbirler alınarak olasi bir krizin önüne geçilmis olacaktır.